Eğirdir Adının Efsanesi

Zamanın birinde Eğirdir'de yaşayan bir bey, eşi ve çocuklarıyla birlikte Sivri Dağı eteklerinde avlanmaya çıkar. Bey orada bir geyik görür, okunu gerer ve geyiğe atar. Ancak ok geyiğe değil, arkada bulunan kayaya saplanır. İşte tam bu noktadan sular fışkırmaya ve çoğalarak akmaya başlar. Beyin çocuğu bu suya kapılır ve boğularak ölür.
Bey, hanımının yanına koşar ve çocuğun boğularak öldüğünü bildirir. Hanım dalmış, elindeki tenkerekiyle yün eğirmektedir. Bey daha da bir isyankâr tavırla; "Hanım hanım çocuğu su aldı götürdü, sen hala elindekini eğirir durursun. Eğirdur bakalım" der.
Böylece Eğirdir adı ilk defa söylenmiş ve bu yöreye verilmiş bir ad olarak kalmıştır.

 

Tarihi Pınar Pazarı

Pınar Pazarı. Tarihte şöhret tutkunu, devlet ve iktidar heveslisi olarak adı geçen Yılanlı Musa, Hicri 1165,1166, l 167 yıllarına ait arşiv defterinde "Eğirdir Voyvodası Esseyit Musa Ağa" 1169, 1176 yıllarında da Hamit Mütesellimi olarak geçmektedir. Akpınar Köyü'nde oturur ve Pazar günleri Eğirdir'e gelerek Pazar kurar, Yılanlıoğlu'ndan önce Eğirdir'e Pazar kurulmadığı söylenir.
Başlangıç tarihi kesin olarak bilinmeyen Pınar Pazarı geçmişten günümüze bağlar gücüyle başlayan Pınar başı mevkiindeki ağaçlar arasında geniş düzlüğe kurulan ve her yıl belediyemiz tarafından halka başlangıç ve bitiş tarih süreleri bildirilen Pazar alanıdır. 600 yıllık bir geçmişi vardır,
Pınar Pazarı, yemyeşil bir düzlük, gürül gürül akan soğuk suları bulunan mesirelik ve belli zamanlarda geleneksel pazar kurulan Bağlar Mahallesi'nde bir yerdir. Eylül ayından itibaren haftada bir gün, panayır mahiyetinde açık pazar kurulur, Sekiz hafta devam eden pazarda, her çeşit ticari eşya, koyun, davar üretici tarafından getirilen süt ürünleri, sebze ve meyve satılır. Kebapçı fırınları, açık hava lokanta ve kahveleri pazara gelenlerle dolup taşar. Pınar Pazarı son haftasını takip eden bir günde kadın Pınar Pazarı olarak tertip edilir, Ertesi günde Konne Bucağı Mahallesi'nde "Harhar" denilen yerde aynı mahiyette bir mesire daha yapılır. Bu pazarda; alışveriş yapılarak ihtiyaçlar karşılanır, mahalli yemekler yenilip oyunlar oynanarak tatil yapılır, eski adetlere uygun olarak kız beğenilir.

Pınardağı eteklerinde çıkan pınarın düzlüğünde eskiden 15 Eylül-15 Ekim arasında dört Pazar yapılan bir panayırdı. Köyler, ilçeler, tüm yörüklerin ve çevrenin toplanıp mal aldığı, mal sattığı bir pazardı. Şimdilerde ihtiyaç karşılığı 15 Ağustostan başlamak üzere on hafta yapılmaktadır.
Ne zaman başladığı bilinmiyor ama 1204 den sonra buraya temelli yerleşen atalarımızın bu olayı başlattıkları kesindir. Çünkü geldiği yerlerdeki geleneklerini de getirmişlerdir. 1860'larda Semerkand dolaylarında dolaşan Radlofun "Sibirya'dan" adlı eserinde böyle bir Pazaryerini anlatmaktadır.
"Ortada bulunan Pazar yeri umumiyetle geniş, boş bir sahadan ibarettir. Fakat Pazar günü meydan uçsuz bucaksız insan kalabalığı kaynaşır. İhtiyar ve gençler bütün kışlaklardan buraya gelirler. İmkânını bulan herkes pazara gider. Satın alacak, satacak bir şeyi olmasa dahi pazarı kaçırmaz. Rahat bir sükunetle alışveriş yapanlar arasında dolaşır.
Burada binlerce ve binlerce erkek, çocuk ve kadınlar sık bir kalabalık halinde kaynaşırlar. Her yer rengarenk olur. En çok göze batan satılık mallar, tarla mahsulleri, ziraat aletleri, çanak çömlek binek takım gibi şeylerdir..." Sanki bizim Pınar pazarını anlatıyor gibi.

 

Eğirdir Evi

Tarih sayfalarında gizemli bir yolculuk sanki. Karanlık bir odada gizlenen birçok renkli hayat. Gizli kalmış sevdaların, bir dizesi eksik kalmış şiirlerin, hatırlayıp da boğazda düğümlenen ve söylenemeyen şarkıların adresi. Eski Eğirdir Evi.
Doyumsuz bir manzarayı seyretmenin en keyifli dakikaları.Geçmişe küçük bir gezi sakin ve huzurlu yaşamdan küçük kesitler. Duvarlarda eski Eğirdir resimleri ayak bastığımız her yerde el dokuması kilimler eski bir semaver, konu komşu saatlerce emek verip açılan katmerler, ocakbaşı sohbetleri ve bir tabaktan yemek yenen yer sofraları.
Anılarla dolu farklı bir kapıyı aralıyoruz sizlere.
Eğirdir evi 297.5 m karelik avlulu kagir ve ahşap karışımı ev Eğirdir Belediyesi tarafından 1993 tarihinde istimlak edilip restore edilmiştir.

Kale'ye "Beden" de denir ama, Kale mahallesi "Deben" der. Hatta kalenin kuzey tarafında evi olan aileye de "Debenciler" derlerdi. Bu ev "Eğirdir evi" olarak düzenlenmiştir.